
Uluğ Bey (Özbekçe: Mirzo Ulug'bek, Çağatayca: الغبیگ Ulug Beg; asıl adı: میرزا محمد طاراغایای بن شاه رخ - Mīrzā Muhammed Ṭaragay bin Şāh Ruḫ; 22 Mart 1394 - 27 Ekim 1449), Timur İmparatorluğu'nun 4. sultanı Türk matematikçi ve astronomi bilginiydi.
Uluğ Bey, trigonometri ve küresel geometri gibi astronomiyle ilişkili matematik alanlarındaki çalışmaları ile tanınır; bunun yanı sıra sanatlara ve entelektüel etkinliklere duyduğu genel ilgiyle de öne çıkar. Arapça, Farsça, Çağatay Türkçesi ve Moğolcanın yanı sıra sınırlı düzeyde Çince de bildiği düşünülmektedir. Hükümdarlığı döneminde (ilkin vali, ardından fiilen hükümdar olarak), gösterdiği ilgi ve himaye sayesinde Timur İmparatorluğu, Timurlu Rönesansı olarak adlandırılan kültürel yükselişin doruk noktasına ulaşmıştır. Semerkant, babası Şahruh tarafından fethedilerek Uluğ Bey'e verilmiştir.
Uluğ Bey, 1424–1429 yılları arasında Semerkant'ta Uluğ Bey Rasathanesi’ni inşa ettirdi. Bu yapı, dönemin bilginleri tarafından İslam dünyasının en seçkin rasathanelerinden biri ve Orta Asya’nın en büyüğü olarak kabul edilmiştir. Uluğ Bey, bu çalışmaları sayesinde birçok araştırmacı tarafından 15. yüzyılın en önemli gözlemsel astronomu olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca 1417–1420 yılları arasında Semerkant ve Buhara’da Uluğ Bey Medresesi’ni yaptırarak bu şehirleri Orta Asya’nın önemli ilim ve kültür merkezlerine dönüştürmüştür.
Buna karşılık, Uluğ Bey’in bilimsel yetkinliği yönetim becerileriyle aynı ölçüde güçlü değildi. Kısa süren saltanatı boyunca otoritesini sağlamlaştırmayı başaramadı. Bu durumdan yararlanan, aralarında kendi ailesinin de bulunduğu rakip güçler tarafından tahttan indirildi ve sonunda öldürüldü.
Biyografi
Babası Timur'un küçük oğlu Şahruh, annesi Gevher Şâd'dır. 1394 yılında Azerbaycan'ın Sultaniye kentinde doğmuştur. Asıl adı Muhammed Taragay olup Timur tarafından sevilmesi nedeniyle Timurlular'daki "emîr-i kebîr"'in Türkçe karşılığı olan "Uluğ Bey" unvanıyla anılmaya başladı. 1394-1405 yılları arasında sarayda dinî ilimlerin yanı sıra mantık, matematik ve hey'et (astronomi) tahsili gördü. 1404'te Timur tarafından Muhammed Sultan’ın kızı Öge Begüm (Öge Biki) ile evlendirildi. Timur'un Çin üzerine gerçekleştireceği sefere katıldı. Ancak Timur'un 18 Şubat 1405 tarihinde Otrar'da ölmesi üzerine onun naaşıyla birlikte Semerkant'a geri dönmek üzere harekete geçti. Timur ölmeden önce torunlarından Pir Muhammed'i varisi seçmesine rağmen Timur'un diğer torunlarından Halil Sultan, taht üzerinde hak iddia etmeye başladı. Semerkant savunucuları Uluğ Bey ve beraberindeki emirleri şehre sokmayınca Buhara'ya geçmek zorunda kaldı. Buhara'da da can güvenliği kalmayınca gizlice babası Şahruh'un bulunduğu Herat'a kaçtı. 1406 yılında babası ve kuzeni Pir Muhammed'in ordularının başında Ceyhun dolaylarında Sultan Halil ile karşılaştı. Ancak meydana gelen savaşta Sultan Halil'in galip gelmesi üzerine Herat'a kaçmak zorunda kaldı. 1409 yılında Şahruh, Sultan Halil'i ele geçirerek Semerkant'a hakim oldu. Uluğ Bey de Emir Şah Melik'in gözetiminde buranın hükümdarı oldu. Sonrasında Emir Nureddin isyanının bastırılması, Emir Şah Melik'in Herat valisi olmasıyla da Semerkant merkezli Mâverâünnehir bölgesinde tek başına hüküm sürmeye başladı.
1414 baharında amcası Şeyh Ömer'in oğlu Ahmet denetimindeki Fergana'ya sefer düzenledi. Semerkant'ta hüküm sürerken genel olarak avcılık, eğlence ve alimlerle sohbetlerle geçiren Uluğ Bey, şeyh, molla ve dervişlerle iyi ilişkiler sağlayamamıştı. Bu dönemde saray kuşçularından Alaaddin Ali bin Muhammed (Ali Kuşçu) ile dostluk kurmaya başladı. 1425 yılında Moğollar üzerine sefer düzenleyerek Issık Gölü dolaylarına kadar geldi. Moğolları dağıtarak önemli miktarda ganimetle Semerkant'a döndü. Sonrasında babasından aldığı destek kuvvetlerle Özbekler üzerine sefer düzenlese de yenilerek Semerkant'a çekilmek zorunda kaldı. Şeyhler, mollalar ve dervişler tarafından şehre sokulmak istenmese de kendisine sadık adamlarının desteğiyle Semerkant'a girerek düzeni yeniden sağladı. Daha sonra yeniden Özbekler'e sefer düzenleyerek Taşkent'e kadar ilerledi. Buradan Semerkant'a döndükten sonra av ve eğlence yaşantısını bırakan Uluğ Bey, ilim çalışmalarıyla uğraşmaya başladı. İlmî sohbetler, matematik ve astronomi konularında kendini eğiterek kendini geliştirmeye başladı. Bu dönemde önemli alimler Kadızade Rumî, Gıyaseddin Cemşid ve Ali Kuşçu ile çalışmalar yaptı. Semerkant yakınlarında rasathane kurulması çalışmaları başlattı. 1429 Ekim'inde rasathaneyi tamamladı.
Çalışmaları
Uluğ Bey, Semerkant'ta bir medrese ve bir de rasathane yaptırmıştır. Kadızade Rumi bu medreseye başkanlık etmiştir. Rasathane için yörede bulunan tüm mühendis, alim ve ustaları Semerkant'a çağırmıştır. Kendisi için de bu rasathanede bir oda yaptırarak tüm duvar ve tavanları gök cisimlerinin manzaralarıyla ve resimleriyle süsletmişti. Rasathanenin yapım ve rasat aletleri için hiçbir harcamadan kaçınmamıştır. Bu gözlemevinde yapılan gözlemler, ancak on iki yılda bitirilebilmiştir. Gözlemevinin yönetimini Bursalı Kadızade Rumi ile Cemşid'e vermiştir. Cemşid, gözlemlere başlandığı sırada ve Kadızade' de gözlemler bitmeden ölmüştür. Gözlemevinin tüm işleri o zaman genç olan Ali Kuşçu'ya kalmıştır. Bu gözlem üzerine Uluğ Bey, ünlü "Zeycini" düzenlemiş ve bitirmiştir. Zeyç Kürkani veya Zeyç Cedit Sultani adı verilen bu eser, birkaç yüzyıl doğuda ve batıda faydalanılacak bir eser olmuştur. Zeyç Kürkani, bazı kimseler tarafından açıklanmış ve Zeyç'in iki makalesi 1650 yılında Londra'da ilk olarak basılmıştır. Avrupa dillerinin birçoğuna, çevrilmiştir. 1839 yılında cetvelleri Fransızca tercümeleriyle birlikte, asıl eser de 1846 yılında aynen basılmıştır. Zeyç Kürkani'nin asıl kopyalarından biri Irak ve İran savaşlarından sonra Türkiye'ye getirilmiş ve hâlen Ayasofya kütüphanesindedir. Uluğ Bey'in yönetimi zamanında fetihlerden çok babası zamanında olduğu gibi yönetim güçlendirilmiş ve önemli bilimsel gelişmeler yaşanmıştır.
Kaynaklar
- Türkçe Vikipedi: tr.wikipedia.org
- TDV İslâm Ansiklopedisi: islamansiklopedisi.org.tr
- English Wikipedia: en.wikipedia.org
Sıkça sorulan sorular
- Uluğ Bey kimdir?
- Semerkand Rasathanesi’ni kuran, döneminin en hassas yıldız kataloğu "Zîc-i Uluğ Bey"i hazırlayan sultan-âlim.
- Uluğ Bey ne zaman yaşadı?
- XV. yüzyıl
- Uluğ Bey hangi alanda öne çıktı?
- Astronom